Mesajları Göster
|
|
Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 ... 28
|
|
1
|
PANELLER / Linux Hakkında / Radyo otomatik yayın
|
: Haziran 19, 2008, 12:29:56 ÖÖ
|
Eger sunucun linux ise ve shell yekiniz varsa # useradd shoutcast sonra shoutcast yetkisi alın # su - shoutcast # wget http://netlojik.com/sc_trans_posix_040.tgz$ tar -xzf sc_trans_posix_040.tgz dosyayı actıktan sonra Configuration $ pico sc_server/sc_serv.conf - Edit these values to get things quickly up and running: MaxUser=20 Password=streaming PortBase=8000 AdminPassword=MyPassword - Now open /home/shoutcast/sc_trans_040 and edit sc_trans.conf the same way you did with sc_serv.conf. $ vi /home/shoutcast/sc_trans_040/sc_trans.conf PlaylistFile=/home/shoutcast/sc_trans_040/playlist.lst ServerIp=131.107.what.ever.is.your.ip ServerPort=8000 Password=streaming StreamTitle=blah # this will be displayed in the players StreamURL=http://131.107.your.ip # or the domain name if it points to the same IP Shuffle=1 # set to 0 to play songs in order - Create the content directory and add mp3 files to it to create the playlist: $ mkdir /home/shoutcast/sc_trans_040/content - Add mp3’s to your playlist. (Don’t forget to add mp3’s to the /home/shoutcast/sc_trans_040/content/ directory before running this command): $ find /home/shoutcast/sc_trans_040/content/ -type f -name “*.mp3″ > /home/shoutcast/sc_trans_040/playlist.lst Start the server $ cd /home/shoutcast/sc_server && ./sc_serv sc_serv.conf & $ cd /home/shoutcast/sc_trans_040 && ./sc_trans_linux sc_trans.conf & - You will see the output in your terminal. - If everything worked out fine, you should be able to check the Shoutcast status by opening your browser and going to http://your.ip:8000. Also, you should be able to click on admin login and use the password set in sc_serv.conf next to AdminPassword. - If you want to spread the word about your station, use the address http://your.ip.or.domain:8000/listen.pls because chances are it will automatically open people’s media player (Winamp, Amarok, XMMS etc). gerekli düzenlemeyi yaptıktan sonra processleri yeniden calıstırın..
|
|
|
|
|
2
|
Güncel Haberler / İnternet - Teknoloji / Web Sitesiyle Pazarlama Yolları
|
: Mart 01, 2008, 07:53:16 ÖS
|
Bir web sitesi tamamen pazarlama yapmak içindir. Daha fazla müşteri, satış, iletişim ve maliyet avantajı anlamına gelir. Hemen her alanda pazarlama yapmak, işinizin devamlılığı açısından kaçınılmaz bir gereklilik... Pazarlama yapmak size yeni müşterileri, onlar da işinizi ayakta tutacak geliri getirir. Peki, pazarlamanın temel anlamı nedir? Potansiyel müşterileri etkilemek ve potansiyel satışları teşvik etmek için yaptığınız her şey (veya gelir yaratan herhangi bir hareket) pazarlama kapsamına girer. Bir web sitesi projesi de tamamen pazarlama ile ilgilidir. Herkes yatırımlarının geri dönmesini bekler. Bu geri dönüş; daha fazla müşteri, satışların artması veya müşteri ile temas süresinin azalmasıyla ortaya çıkan maliyet tasarrufu olabilir. Web sitenizin hazırlanma sürecinde öncelikli hedef; müşterilerinizden gelir getirecek etkinlikleri uygulamak ve yönetmektir, diğer bir deyişle “pazarlama” yapmaktır.
Web Nasıl Bir Pazarlama Aracıdır? Web sitelerinin görsel olarak ilgi çekmekten daha fazla anlam taşıdığını destekleyen 3 pazarlama sırrından bahsetmek istiyorum: 1-Başarılı bir web sitesinin en önemli sırrı; sahip olduğu pazarlama araçlarıdır.
Başarılı sitelerin ortak özelliklerini ve olması gereken ölçütlerini sıralayalım: >Arama motorlarında iyi derecelendiriliyor olmalı,
>İlgili hedef ziyaretçileri etkilemeli, >Ziyaretçilerin ihtiyaç ve isteklerine odaklanmış içerik sağlamalı, >Ziyaretçileri sayfada tutabilmeli ve tekrar ziyaret etmeye teşvik edebilmeli, >İstenen karşılığı alabilmeli (ziyaretçi defterine kağıt, e-bülten üyeliği vb.). 2-Hedefe yoğunlaşmak ve bunun pazarlama denklemindeki rolünü tanımlamak gerekir. Aşağıdaki cümleyi nasıl tamamlardınız?
“Hizmetlerimi ..............’e satmayı planlıyorum.”
Eğer “herkese” olarak yanıtladıysanız, hatalısınız. “Herkes” sizin pazarınız olamaz. Maliyet etkinliği olan pazarlama (hem zaman hem para açısından) dikkat ve ilgi gerektirir. Bunun için en uygun hedef kitlenizin ihtiyaç ve arzuları ile sizin çözümlerinizi eşleştirmektir. En uygun niş pazarınızı tanımlamalısınız.
“Odak noktasını daraltmak” özellikle KOBİ’ler için çok önemlidir. Bir örnek üzerinden gidelim: Hedef grubumuz; web sitesi olmayan ve bir web sitesine ihtiyaçları olduğunun farkına varan, reklam yapmak ve bağımsız bir profesyonel web ajansı ile çalışmak için yeterli büyüklükte bütçeleri olan KOBÝ sahipleri olsun.
Fiyat Seviyesi Ve Hizmet Bu noktada, bütün dünyaya pazarlama yapmayı deneyen web ajanslarının mantığından farklı çalışmak gerekiyor. Yapılan tasarımlar ve pazarlama çabaları, özel niş üzerine odaklanıyor. Neden? İşte, esas iş burada başlıyor. Odak noktasını daraltma sürecinin bu noktasında hizmet için fiyat aralığına ve her fiyat seviyesinde sunulacak hizmetlere karar vermek gerekiyor. Bu çerçeve, gelecekteki pazarlama çabalarını da yönlendirecektir. 3- Tüm mesaj ve içerikler, öncelikli hedef kitleye ve müşterilere hitaben yazılmalı. Bu yalnızca web sitesi değil, tüm promosyon çalışmaları için de geçerlidir. Mesajların bir kopyasını diğer hedef gruplara göndererek onların ilgisini çekmek ve onların da sizlerle iş yapmasını sağlamak aklınızdan geçiyor olabilir; ama kesinlikle yapmayın. Başka piyasalar keşfettiğinizde, onlara yönelik ayrı bir hitabet oluşturun.
Müşterilerinize Odaklanın En kârlı pazarlama; açıkça tanımlanmış bir pazara yönelik yapılan pazarlamadır. Eğer herkesin ilgisini çekecek bir tanıtım planlarsanız, bu hiç kimsenin ilgisini çekmeyecektir. Ve Siteniz Arama Motorlarının En Sonlarında, Gerçek Trafiği yaratan birinci sayfa arama sonuçlarından uzaklarda kaybolacaktır. Yatırımlarınızdan elde ettiğiniz geliri maksimize etmek için pazarlama prensiplerinizden vazgeçmeniz gerekmiyor. Sizin hizmetinizi/sizin nişinizi isteyen/ihtiyaç duyan kişilere ve müşterilere odaklanın. Bu durumda hizmetlerinizin ve fiyat aralıklarınızın açıkça tanımlı olması çok önemli. Potansiyel müşterileri eğitmek de bir o kadar önemlidir; Ancak zamanınızı bu işe ayırırken çok dikkatli olmalısınız. Hedef kitlenizde olmasa bile tüm potansiyel müşterilerinize nezaketle ve profesyonelce yaklaşın. Çünkü onlar sizi seçmese de şirketinizi diğer bir kişiye/potansiyel müşteriye iletebilir. Web Sitesiyle Pazarlama İçin En kârlı niş pazarınızı belirleyin; hedef kitlenizin çok geniş veya çok dar olmamasına dikkat edin. Yatırımlardan en yüksek getiriyi sağlayabilmek için, pazarlama prensiplerinizden vazgeçmeyin; niş pazarınıza ve hedef kitlenize odaklanın. İlkay ÖZTÜRK Infınity Teknoloji Genel Müdürü
|
|
|
|
|
3
|
Güncel Haberler / İnternet - Teknoloji / Anahtar Kelimeyi Ver, İlk Sıraya Çık
|
: Mart 01, 2008, 04:15:04 ÖS
|
Arama motorlarında kendi sektörünüzle ilgili aramalar yapıyorsunuz. Neden bazı firmalar ilk sıralarda yer alıyor? Siz de ilk sıralarda gözüküp müşteri potansiyelinizi arttırmak istemez misiniz?
Günümüzde, en küçük işletmeden en büyük işletmeye kadar neredeyse bütün firmaların bir web sitesi var. Firmalar, bu siteler sayesinde kurumsal kimliklerini, ürünlerini ya da hizmetlerini müşteri kitlelerine direkt olarak tanıtabiliyor. Ancak, bir web sitesine sahip olmak, insanların o firmalara kolaylıkla erişmesi için yeterli değil. Uzmanlara göre klasik firma mantığının e-dünyada başarılı bir strateji izlemesi pek mümkün değil. Sitelerin, dolayısıyla da firmaların internette tanınmaları gerekiyor. Böylece, klasik anlamda TV reklamları vermek için ayrılan kaynaktan daha azını kullanarak, daha verimli ve doğrudan tanıtım yapılabiliyor. Kavrakoğlu Management Institute Kurucusu ve Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kavrakoğlu, bu fırsatı Google üzerinden örneklendiriyor: "Milyarlarca insan, internette arama işini Google’dan yapıyor. Böylece reklâm ve tanıtımlar da orada yoğunlaşıyor. Reklam fiyatı Google’da TV’ye kıyasla 20 kat değerli. Diyelim ki 30 saniyelik bir otomobil TV reklâmına 100.000 dolar harcadınız. Fakat o reklâmı izleyen insanların yüzde 99’u otomobil alıcısı değil. Ama Google’da otomobil arayanların sitesine reklâm veriliyor."
Reklam Bütçesi Küçük Firmalar İçin En Cazip Yol Küçük bütçeli firmaların en büyük sorunlarından biri, kaliteli TV ya da gazete reklamı için yeterli kaynak ayıramamak. Markalaşma anlamında da büyük önem taşıyan tanıtım ve kurumsal kimlik oluşturma çalışmaları, finansal birtakım engellerle karşılaşıyorlar. Landor Türkiye Başkanı Pascal Piedford, TV reklamı vermenin her boyuttaki firma için "en doğru" yol olmadığına dikkat çekiyor: "Tabii ki iyi kalitede bir marka olmak için iyi kalitede görsel reklamlara ihtiyaç var. İyi reklam ise para ister. Güncel kalmak için çok fazla reklam bütçesine ihtiyacınız var. Herkes Turkcell değil ki her 5 dakikada bir reklamını yayınlatabilsin. Küçük işletmeler için alternatif stratejiler kesinlikle daha uygun ve ihtiyaçlarına daha iyi cevap verir. Televizyon reklamları her zaman için en doğru yol değildir; özellikle de küçük bütçeli firmalar için."
NetHizmet Genel Müdürü Altuğ Yıldıztekin de TV ve gazete reklamları ile internet ortamındaki tanıtım faaliyetinin karşılaştırmasını veriyor: "TV reklamlarında karşınıza en büyük sorun olarak bütçe çıkacaktır. TV ve gazete reklamlarıyla web sitesinden ulaşacağınız geri dönüşün arasında büyük fark var. Doğru hedef kitleye ancak internetten ulaşabiliyorsunuz. Özellikle bunun için 2000 yılından itibaren dünyada arama motorları geliştirildi. Örneğin Google, arama motorları arasında yüzde 65 pazar payına sahip. Yahoo, MSN grubu ise ancak yüzde 10’luk kısmına sahip. Dolayısıyla web sitesi yapan kişiler de önceliği Google’a veriyor." Google’da yer alan bir site, başka arama motorlarında arama yapılsa dahi onlarda da çıkabiliyor. Tüm sitelerin Google’da yer almaya çalışmaları da orada büyük bir birikmeye neden oluyor. Örneğin Google’da "tekstil" kelimesi arandığında yalnızca Türkçe olarak yaklaşık 100 sayfa sonuç sıralanıyor. Firmaların kimisi 1., kimisi 30., kimisi ise 100. sayfada görüntülenebiliyor. Bu tür aramalarda da genellikle en çok ilk 10 sayfaya bakılıyor ve arama çalışması tamamlanıyor. Geriye kalanlara ise pek şans verilmiyor.
Bu noktada 2 sorun ortaya çıkıyor: 1.’si, arama yapan insanların, tam istedikleri sonuçlara ulaşabilmek için nasıl arama yapmaları gerektiğini bilmiyor olmaları. Bu nedenle, sitelerin de bu genel kodlamalara uygun şekilde yapılmış olması gerekiyor. Google ya da herhangi bir arama motoru yeni bir siteyi kayıt altına alırken, sitenin tamamını tarıyor ve bazı anahtar kelimeleri belirliyor. O kelimelerin doğru yerleştirilmiş olması gerekiyor. Yıldıztekin, bu anahtar kelimeleri yol tarif etmeye benzetiyor: "Bir yol iyi tarif edildiyse, doğru yerlerden geçerek, istediğiniz adrese ulaşırsınız. Ama yanlış tarif edildiyse, bundan vazgeçebilirsiniz. Arama motorları mantığı da aynı; siz kelimelerle doğru yolu göstermişseniz, sitenize kolay bir şekilde ulaşacaktır. Eğer arama motorlarına dost (friendly) bir web sitesi hazırlamışsanız, arama sonuçlarında daha yukarılarda yer almanız kolay olur."
İşin Sırrı Anahtar Kelimede Yıldıztekin 2. sorunu da internet sitelerinin hazırlanma aşamasında bu anahtar kelime özelliğini birçok tasarımcının bilmemesine bağlıyor. "Arama motorları optimizasyonu" denilen ortak kriterlerde eksiklik olduğu takdirde, sitenin puanı düşüyor ya da örneğin, site özürlülere uygun hazırlanmışsa, Google bu siteye artı puan veriyor. Sitelerdeki dosyaların isimlendirmesinden site içi dolaşımın kolaylığına kadar birçok etken bulunuyor. Diğer taraftan, etkileyici olması için açılışı "flaş" olan siteler, eğer doğru hazırlan-madılarsa arama motorunun tanımlayamama sorunu yine ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle sitenin tam girişi yerine logo ya da firma ismini lokal olarak flaş yapmakta fayda var. Peki, bütün bunları eksiksiz yapabilen, arama motorları sonuçlarında yukarılarda çıkmanızı sağlayacak bir siteye nasıl sahip olabilirsiniz? Yine, bir arama motorundan arama yaparak. "Arama motoru optimizasyonu" diyerek bir arama yapıldığında, ilgili firmalar sıralanacak. NetHizmet de bunlardan biri. Binlerce internet sitesi var ama onların optimizasyonunu yapacak, yetkin firma sayısı ihtiyacı karşılayacak yükseklikte değil. Bir sitenin optimizasyonu yalnızca site hazırlanırken değil, sonradan da yapılabilir. Hatta başlangıçta optimizasyonu yapılmış sitelerin de güncellenmesi gerekiyor; çünkü arama motorları da tekniklerini değiştiriyor, geliştiriyor. Bu konuda uzman firmalar, optimizasyonu yapılan bir siteye yeni verilerin girmesi için yönlendirici bilgiler veriyor. Yeni yazı, makale, başlık vb. girişi yapılırken hangi kelimelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda uyarıda bulunuyorlar. Böylece arama motorlarının "dost" tipi siteleri arasına giriyorlar.
Optimizasyon Nasıl Yapılır? Yeni bir site hazırlanacağı ya da var olan bir sitenin güncellenmesi gerektiği zaman, firmalar uzman şirketlere başvuruyor ve onlar da önce bir rapor hazırlıyor. Raporda yer alan kurallar çerçevesinde site hazırlanıyor ya da güncelleniyor. Bu işlemi firma ya kendisi yapıyor ya da profesyonel bir başka firmaya yaptırıyor. Değiştirilmesi gereken ya da optimize edilmesi gereken yerler üzerinde çalışılıyor. Düzenlemeler bittikten sonra optimizasyon firması, sitenin yeniden arama motorlarına girişini yapıyor. Sürecin ve işlemlerin bilinenlerden çok farklı olması, uzman desteğini zorunlu kılıyor. Yıldıztekin, bir firmanın işini iyi yapıyor olmasının ve iyi bir internet sitesi hazırlatmış olmasının yeterli olmadığını söylüyor: "Şirket sahipleri kendi işlerini çok iyi bilebilir ama arama motorlarını iyi tanımıyorlar ve webmasterları da yanlış yönlendiriyor.
Örneğin; bir tekstilci arama motorunda "tekstil" yazılınca çıkmak istiyor. Halbuki bu doğru bir uygulama değil. Sektörü genel anlamda tekstil olabilir ama özel anlamda bayan, erkek, çocuk vs. ne tekstiliyse oraya odaklanmalı. Pantolon üretiyorsa "pantolon üretimi" ya da "tekstili" yazmalı. "Bayan tekstil" başlığında kayıtlı olan "tekstil"de çıkar ama tersi olmaz. Hedefi daraltmak gerekiyor. 2’li-3’lü kelimelerden kaçmamalı. Yalnızca "tekstil" yazdığı zaman 1-2 milyon sonuç çıkar. Bu da 1-2 milyon rakip demektir. Rakip kitlenizi küçültmek için bu anlamda ne yapmanız gerektiğini bilmeniz şart."
Yeni bir internet sitesinin, arama sonuçlarında ön sıralarda çıkmasının etkenlerinden biri de sitenin ziyaretçi sayısını arttırmak. Böylece arama motorları siteyi daha kolay fark edebiliyor. Site trafiği reklamlarla arttırılabilir. Google AdWords yoluyla verilecek reklâmlarla sitenin trafiği ve müşteri portföyünü arttırmak mümkün. AdWords’te yayınlanacak reklamlar sayesinde aramalarda hep ilk sayfalarda olma fırsatı elde edilmiş oluyor. AdWords sayesinde, Google’da arama yaparken sonuçlar ekranının sağ tarafında ortaya çıkan reklam banner’ları arasında yer almak mümkün. O reklamın üzerine yapılacak her tıklama da aramalardaki pozisyonun yükselmesini sağlıyor.
Büyük bütçeli şirketlerin tanıtım yapmak ya da kurumsal kimliklerini geliştirme konusunda çok fazla sorunu yok. Diğer taraftan KOBİ’lerin sınırlı bütçelerle bu rekabet ortamında başarı elde edebilmeleri pek kolay değil. Arama motoru optimizasyonuyla reklam ve rekabet anlamında önemli mesafeler kaydedilebilir. NetHizmet’in Google AdWords programı ile ilgili müşterilerinin yüzde 90’ını KOBİ’ler oluşturuyor. Yıldıztekin; "KOBİ’lerin çok sınırlı bütçelerle Google’da arama sonuçlarında kendilerini 1. sayfada göstermeleri mümkün. Bütçesinin yapısına göre aylık 50-500 USD arası bir meblağ ayırdığı takdirde bunu yapabilmesi mümkün. Bugün bir pazarlama elemanını en az aylık 1 milyar bütçe ile çalıştırabilirsiniz. Herhangi bir KOBİ aynı bedeli internette reklam için ayırsa, her gün 24 saat bütün arama kelimeleri ile görüntülenme şansına sahip olur." Google’da kelimelerin değerleri farklı. "Tekstil" kelimesini Türkiye’de 10 cente çıkarıyorsanız, Amerika’da 1 dolar, Arap ülkelerinde ise 5 cente çıkıyor. Rusya’da da reklamınızın görüntülenmesini istiyorsanız, sitenizin Rusça değil de İngilizce versiyonu devreye giriyor. Banner’ınız tıklandığında direkt olarak sitenizin İngilizce versiyonunun açılmasını sağlayabiliyorsunuz.
Ayda 100 Dolara İnternette Daha Fazla Görünebilirsiniz İnternet reklamlarının görüntülenmesi için ücret alınmıyor. Reklam üzerine tıklandığında belli bir miktar ödeme yapılıyor. Tıklanmazsa maliyeti yok. Altuğ Yıldıztekin internet reklamlarının maliyet açısından ne kadar uygun ve getiri açısından ne kadar avantajlı olduğunu anlatıyor: "Aylık 100 USD kaynak ayıran bir KOBİ’nin banner’ı ortalama 80.000 ila 100.000 arası görüntülenecektir. Ziyaretçi sayısı ise ortalama 1000-1500 arasında olacaktır. Bu ziyaretçilerin yüzde 5’i potansiyel müşteri olsa, 50 potansiyel müşteriye 100 dolarlık reklamla ulaşılmış olacak. AdWords reklam programı sayesinde gerçekleşen birçok KOBİ başarı hikayesi var. 100 dolara reklam veren KOBİ’ler hemen ertesi gün arayıp teşekkür ediyor, birçok sayıda sipariş aldıklarını söylüyor. Örneğin Ankara’da buhar kazanları üreten bir firma var: RENTA Makine. Bu firma sisteme girdi, birkaç hafta sonra İsrail’den çok büyük işler aldı ve sistemini geliştirdi. Aldığı siparişlerle ilave yatırımlar yaptı. Bir diğer örnek; Bodrum’daki Merhaba Otel. 20-30 odalı küçük bir işletmeydi.
Sisteme girdi ve hem yurtdışında hem yurtiçinde banner’ları çıktı. Bir süre sonra bizi aradı ve İran’da çıkan banner’ını durdurmak istediğini söyledi. Nedenini sorduğumuzda ise çok fazla talep olduğunu, sezonunu uzattığını ve artık müşterileri diğer otellere yönlendirdiğini söyledi. Bu nedenle de boşuna reklam parası ödemek istemiyormuş. Durdurduk ama birkaç gün sonra banner’ını tekrar açtırdı. İnsanlar kendilerini orada görmeye de alışıyorlar."
|
|
|
|
|
4
|
Güncel Haberler / İnternet - Teknoloji / İnternette Fark Yaratanlar
|
: Mart 01, 2008, 04:04:17 ÖS
|
> eBAY: 1995’te Pierre Omidyar tarafından Amerika’da kuruldu. 168 milyon kullanıcısı var. Açık artırma ve alışveriş hizmetleri veriyor. Sitede canlı hayvan, silah, havai fişek dışında, ikinci el giysiden eve kadar pek çok ürüne ulaşabiliyorsunuz. eBay’de ünlü markaların kullanılmamış ürünlerini de bulabilirsiniz.
> Wikipedia: Jimmy Wales’in kurduğu site online ansiklopedi hizmeti veriyor. Herkese açık ve sürekli güncelleniyor. Her gün 900.000’den fazla kişinin ziyaret ettiği sitede en iyi camın nasıl yapılacağından uzay araştırmalarına, bebek bezi kullanımına kadar aradığınız her konu hakkında bilgi bulabiliyorsunuz.
> Napster: Shawn Fanning’in üniversite öğrencisiyken müzik dosyalarını arkadaşlarıyla paylaşmak için kurduğu Napster bir müzik paylaşım sitesi. 500.000 abonesi var. 1999 yılında kurulduğunda yasal bir site değildi. 2000’de popüler olan Napster’ın geçmiş dönemlerden kalan milyonlarca dolar telif hakkını ödemek zorunda kalmadan önce 70 milyon kullanıcısı vardı.
> Blogger: 1999’da Amerika’da kuruldu. 18,5 milyon özel ziyaretçisi olan Blogger, insanlara internette günlük “blog” alanı açıyor. Kurucusu Ewan Williams’ın önce tereddütleri vardı. Çünkü sitenin, eğlenceli olmasına rağmen, maddi bir getirisi olmayacağını düşünüyordu. Fakat bugün pek çok kişi deneyimlerini paylaşmak ve kendilerini anlatmak için Blogger’ı kullanıyor. Şu an sitede milyonlarca blog olmasına rağmen net bir sayı söylenemiyor; çünkü her dakika yenisi ekleniyor.
> Friendsreunited: Steve ve Julie Pankhurst’ün 1999’da İngiltere’de kurduğu bu okul sitesinin bugün 15 milyon üyesi var. Julie Pankhurst hamileyken okuldan ayrıldıktan sonra arkadaşlarının neler yaptığını ve nerede olduklarını çok merak ediyordu. Bilgisayar programcısı olan eşiyle birlikte eski arkadaşlarına ulaşmak için bu siteyi yarattı. Friendsreunited 2001’de bir radyo programında günün sitesi seçilince, üye sayısı aniden 3.000’den 19.000’e çıkmıştı.
> Myspace: İnternette sosyal iletişim hizmetleri veren site 2003’te Amerika’da Tom Anderson ve Chris DeWolfe tarafından kuruldu. Bugün 100 milyon üyesi var ve İngiltere’de BBC’den bile daha fazla tıklanıyor. Dünyanın en çok ziyaret edilen dördüncü sitesi. Müzik yükleme ve dinleme imkanı 2 milyondan fazla grubu cezbetti. Bugünün ünlü isimleri Lily Allen ve Arctic Monkeys, ünlerini burada yayılan fısıltılara borçlu biraz da.
> Amazon: Dünyanın en büyük kitap, CD ve DVD dükkânı olan Amazon, Jeff Bezos öncülüğünde 1994’te Amerika’da kuruldu. Serüvenine Seattle’da küçük bir ofiste başlayan sitenin bugün 250 ülkede yaklaşık 35 milyon müşterisi var ve yıllık geliri 8 milyar dolar. Time dergisi Bezos’u 1999’da yılın adamı seçmişti.
> Slashdot: 1997’de Amerika’da kurulan ve teknolojiyle ilgili en son haberleri veren Slashdot aynı zamanda bir forum sitesi. Kurucusu Rob Malda, Time dergisi tarafında dünyanın en büyük 100 yenilikçisinden biri seçildi. Malda şu anda 5,5 milyon kullanıcısı bulunan siteyi 1999’da Andover adlı şirkete 5 milyon dolara sattı.
> Craigslist: Basit ama hizmet ağı oldukça geniş bir seri ilanlar sitesi olan Craigslist 1995’te Amerika’da Craig Newmark tarafından kuruldu. Amerika’nın şehir hayatını yansıtan site sadece ev kiralamak, araba satmak için değil, arkadaş bulmakta bile kullanılıyor. Bugün milyonlarca ziyaretçisine ücretsiz hizmet veren site, kullanıcılarına çok az sansür uyguluyor. Birçok kişinin ilanlarını gazete yerine Craigslist’e vermesinin, gazetelerin gelirlerinin azalmasına neden olduğuna dair teoriler var.
> Google: Arama motoru Google her gün 1 milyar arama isteğine yanıt veriyor. Larry Page ve Sergey Brin tarafından 1998’de Amerika’da kurulan site, tarihin en hızlı büyüyen şirketi. Elektronik posta adresi Gmail’den, sanal harita Google Earth’e kadar yaptıkları her iş başarılı oldu.
> Yahoo: 1994’te Jerry Yang ve David Filo tarafından hobi amacıyla kuruldu. Şu an günde 3,4 milyar hit ile internetin en çok tıklanan sitesi. Google’ın arama motoru olarak bariz üstünlüğü sonucu zamanla elektronik posta üzerine yoğunlaşmış olsa da, mesaj, alışveriş, oyun gibi pek çok hizmet veriyor.
> YouTube: Chad Hurley, Steve Chen San Mateo ve Jawed Karim’in 2005 yılında Amerika’da kurduğu bir video görüntüsü paylaşım sitesi. Chad Hurley ve Sten Chen’in ev partisinde çektikleri komik videoları paylaşmak için oluşturdukları kolay yol YouTube’un ortaya çıkmasını sağladı. Dünyanın en popüler sitelerinden biri olan YouTube’da her gün 100 milyondan fazla görüntü izleniyor.
> Drudgereport: Matt Drudge’ın 1994’te Amerika’da kurduğu bu haber sitesi, son 12 ayda yaklaşık 3,5 milyar defa tıklandı. Pek çok kişinin son dakika haberlerine ulaşmak için tercih ettiği site, 1998’de Monica Lewinsky skandalını duyuran ilk haber kuruluşu oldu. Kaynak:Kobifinans Dergisi 12.Sayı
|
|
|
|
|
5
|
Güncel Haberler / İnternet - Teknoloji / Web Sitenize Gelenleri Nasıl İçeride Tutarsınız?
|
: Mart 01, 2008, 01:43:50 ÖS
|
Pek çok web sitesi ziyaretçisi, önce ana sayfayı açar. Bu ziyaretçilerin çoğu, sitedeki diğer sayfaları görmeden ana sayfadan çıkar. İşte ziyaretçinizi ana sayfadan diğer sayfalara geçirecek ve onları müşteri olarak kazanma şansınızı artıracak 3 yöntem: Sitenizin İçeriğini Öğrenmelerini Sağlayın: Sitenize ilk kez gelen ziyaretçilerin çoğu, sitenizden ya da işinizden nasıl yararlanabileceğini bilmez. Yeni ziyaretçiye mümkün olduğunca hız kazandırmak için, sunduğunuz hizmeti ana sayfanın göze çarpan bir noktasında 9 sözcüğü geçmeyecek biçimde ifade edin. Örneğin, "Macera dolu tatil rehberiniz" ya da "Küçük boy işletmeler için komple muhasebe çözümleri." Böylece, doğru adreste oldukları hissini verirsiniz. İlk Tıklamayı Ana Sayfadan Diğerlerine Geçilebilecek Şekilde Yönlendirin: Ziyaretçilerinizin ana sayfanıza bakmaları ve bir sonraki adımlarının ne olacağına hızlı karar verebilmeleri çok önemli. Ana sayfadan diğerlerine geçiş için kolay anlaşılır ve harekete geçirici link'lerle yönlendirme yapın. Ziyaretçi, işine yarayacak bir link gördüğünde mutlaka tıklar. Çok Fazla Yönlendirme, Hiç Olmaması Kadar Kötüdür: Bazı ana sayfalar, ilk kez gelen ziyaretçiyi sitenin içine çekemedikleri için başarısız olurken, bazısı da çok fazla yönlendirme yaptığı için başarısız olur. Ana sayfada 50 farklı link olması, kullanıcıdan çok şey beklemek anlamına gelir. Başka siteler de benzer nedenlerle, ama daha az sayıda link yüzünden başarısız olur. Bu yaklaşım, pek çok durumda, yalnızca ziyaretçilerin aklını bulandırmakla kalır ve bir an evvel siteden çıkmalarına neden olur. Sonuç: Başkalarının da ana sayfanızı sizin gibi hızlı ve eksiksiz anlamasını beklemeniz çok doğal. Oysa bu, ender rastlanan bir durum. Öyleyse, insanlara ne sunduğunuzu anlatın ve sitenin içine girilmesini sağlayacak, az sayıda, basit yönlendirmeler yapın. Seçenekleri azaltın. İnsanlara ne yapacaklarını söyleyin. Yazar: Nick Usborne Kaynak: KobiFinans Dergisi 10. Sayı
|
|
|
|
|
6
|
PANELLER / Linux Hakkında / RedHat sunucuda IMAP/POP3 kurulumu
|
: Aralık 19, 2007, 10:38:52 ÖS
|
How-To Install Dovecot IMAP/POP3 server on RedHat 10-24-05 - Updated and tested Dovecot 1.0 Alpha Release Candidate 4 03-24-06 - Updated and tested Dovecot 1.0 Beta3 CVS Snapshot Mar 7 06-06-06 - Updated and tested Dovecot 1.0 Beta8 05-03-07 - Quick note that we updated to Dovecot 1.0 Release using the same basic premise below. Author: Kevin A. McGrail Notes: Dovecot is a fabulous open source IMAP and POP3 server for Linux that I think has a bright future. More information is available at http://www.dovecot.org/. These instructions are how I made dovecot a drop-in replacement/addition on a RedHat 7.3 server running the UW-IMAP. It works with SSL and non-SSL and binds on ports 144 and 994 (if you use my configuration file) so that it can run seamlessly along with UW-IMAP for testing purposes. We aren't through testing it but it looks really really promising and we've been running it since February '05 with 3 heavy users. #GET ALL THE FILES cd /tmp mkdir DOVECOT-20051024 cd DOVECOT-20051024 wget http://www.peregrinehw.com/downloads/dovecot/dovecot-1.0.0.tar.gz wget http://www.peregrinehw.com/downloads/dovecot/dovecot-PAM wget http://www.peregrinehw.com/downloads/dovecot/dovecot.conf.1.0#INSTALL THE MAIN PACKAGE cd /usr/src tar zxvf /tmp/DOVECOT-20051024/dovecot-1.0.0.tar.gz cd dovecot-1.0.0 CPPFLAGS=-I/usr/local/ssl/include LDFLAGS=-L/usr/local/ssl/lib ./configure --with-ssl=openssl --with-ssldir=/usr/local/ssl/certs --with-pam --with-pop3d --sysconfdir=/etc --localstatedir=/var #-j works fine make -j3 make install #This installs Dovecot under /usr/local with the dovecot.cnf in /etc. #Now you must also create a configuration file to get it to work: #DEFAULT CONFIGURATION EXAMPLE #mv /usr/local/etc/dovecot-example.conf /etc/dovecot.conf #MY CONFIGURATION FILE #This configuration is a replacement for UW-IMAP and runs on ports 994 and 144 so it can run in conjunction as an alternate server. #It uses SSL and uses the SAME certificates that I use for stunnel. See http://www.peregrinehw.com/downloads/stunnel/INSTALL mv /tmp/DOVECOT-20051024/dovecot.conf.1.0 /etc/dovecot.conf #If you use dotlock chmod 1777 /var/spool/mail #And create the var dir for the process mkdir /var/run/dovecot #And add the PAM authentication configuration file mv /tmp/DOVECOT-20051024/dovecot-PAM /etc/pam.d/dovecot #And create a user for the daemon /usr/sbin/adduser -u 108 dovecot -c Dovecot -s /bin/false #Startup is manual. Add these to your rc.local. echo 'Starting Dovecot...' /usr/local/sbin/dovecot #Finally, a note re: POP Before SMTP. This is the regexp I use to trigger on for regexp for my poprelayd-KAM: $s =~ s/^... .. ..:..:.. .* dovecot: (pop3|imap)-login: Login: .+ rip=(\d+\.\d+\.\d+\.\d+),.*$/$2/i;
|
|
|
|
|
7
|
PANELLER / Linux Hakkında / FreeType 1 ve 2 kurulumu
|
: Aralık 19, 2007, 10:20:39 ÖS
|
rm -rf /tmp/20051229GD/ mkdir /tmp/20051229GD/ cd /tmp/20051229GD/ wget http://www.peregrinehw.com/downloads/gd/freetype-2.1.10.tar.bz2 wget http://www.peregrinehw.com/downloads/gd/freetype-1.3.1.tar.gz freetype1 kurulumucd /usr/src tar zxvf /tmp/20051229GD/freetype-1.3.1.tar.gz cd freetype-1.3.1 ./configure --prefix=/usr/local make make install Freetype 2 kurulumucd /usr/src tar jxvf /tmp/20051229GD/freetype-2.1.10.tar.bz2 cd freetype-2.1.10 ./configure --prefix=/usr/local make make install
|
|
|
|
|
8
|
PANELLER / Linux Hakkında / LibExif Kurulumu
|
: Aralık 19, 2007, 10:17:28 ÖS
|
rm -rf /tmp/20051229GD/ mkdir /tmp/20051229GD/ cd /tmp/20051229GD/ wget http://www.peregrinehw.com/downloads/gd/libexif-0.6.13.tar.bz2 cd /usr/src tar jxvf /tmp/20051229GD/libexif-0.6.13.tar.bz2 cd libexif-0.6.13/ ./configure make make install ldconfig -v
|
|
|
|
|
9
|
PANELLER / Linux Hakkında / GhostScript Kurulumu
|
: Aralık 19, 2007, 10:14:41 ÖS
|
rm -rf /tmp/20051229GD/ mkdir /tmp/20051229GD/ cd /tmp/20051229GD/ wget http://www.peregrinehw.com/downloads/gd/ghostscript-8.15.tar.bz2 wget http://www.peregrinehw.com/downloads/gd/ghostscript-fonts-std-8.11.tar.gz cd /usr/src tar jxvf /tmp/20051229GD/ghostscript-8.15.tar.bz2 cd ghostscript-8.15/ ./configure --prefix=/usr/local make make install cd /usr/local/share/ghostscript/ tar zxvf /tmp/20051229GD/ghostscript-fonts-std-8.11.tar.gz
|
|
|
|
|
10
|
PANELLER / Linux Hakkında / ImageMagick Kurulumu
|
: Aralık 19, 2007, 10:09:07 ÖS
|
rm -rf /tmp/20051229GD/ mkdir /tmp/20051229GD/ cd /tmp/20051229GD/ wget http://www.peregrinehw.com/downloads/gd/ImageMagick-6.2.6-1.tar.bz2 cd /usr/src tar jxvf /tmp/20051229GD/ImageMagick-6.2.6-1.tar.bz2 cd /usr/src/ImageMagick-6.2.6/ ./configure --with-perl=/usr/local/bin/perl --with-windows-font-dir=/usr/share/fonts/default/TrueType --enable-shared --with-exif=yes --enable-lzw=yes --with-gs-font-dir=/usr/local/share/ghostscript/fonts make -j9 make install ldconfig --verbose alternatif Install from Unix SourceImageMagick builds on a variety of Unix and Unix-like operatingsystems including Linux, Solaris, FreeBSD, Mac OS X, and others. Acompiler is required and fortunately almost all modern Unix systemshave one. Download ImageMagick.tar.gz from ftp.imagemagick.org or its mirrors and unpack it with this command: tar xvfz ImageMagick.tar.gz
Next configure and compile ImageMagick: cd ImageMagick-6.?.? ./configure make
If ImageMagick configured and compiled without complaint, you areready to install it on your system. Administrator privileges arerequired to install. To install, type make install
Finally, verify the ImageMagick install worked properly, type /usr/local/bin/convert logo: logo.gif
|
|
|
|
|
11
|
PANELLER / Linux Hakkında / GD Perl Kurulumu
|
: Aralık 19, 2007, 10:07:01 ÖS
|
rm -rf /tmp/20051229GD/ mkdir /tmp/20051229GD/ cd /tmp/20051229GD/ wget http://www.peregrinehw.com/downloads/gd/GD-Perl-2.30.tar.gz cd /usr/src tar zxvf /tmp/20051229GD/GD-Perl-2.30.tar.gz cd GD-2.30/ perl Makefile.PL make make test make install
|
|
|
|
|
12
|
PANELLER / Linux Hakkında / Centos ve Fedora için GD Library Kurulumu
|
: Aralık 19, 2007, 09:55:58 ÖS
|
yum install php-gd up2date php-gd yum install gd-devel service httpd restart Eğer çalışmazsa php4 versiyonlarda php.ini dosyasında aşağıdaki satırın olduğundan emin olun başında ; varsa kaldırıp birdaha apache resetleyip deneyin. extension=php_gd2.dll buda başka bir alternatifrm -rf /tmp/20051229GD/ mkdir /tmp/20051229GD/ cd /tmp/20051229GD/ wget http://www.peregrinehw.com/downloads/gd/gd-2.0.33.tar.gz cd /usr/src tar zxvf /tmp/20051229GD/gd-2.0.33.tar.gz cd gd-2.0.33/ ./configure #OK to use -j make -j9 make check make install
#IMPORTANT: Add /usr/local/lib to /etc/ld.so.conf file and run ldconfig --verbose echo /usr/local/lib > /etc/ld.so.conf.d/local.conf ldconfig -v
|
|
|
|
|
13
|
PANELLER / Linux Hakkında / Bitdefender AntiVirüs Kurulumu
|
: Aralık 17, 2007, 08:40:58 ÖS
|
burdan BitDefender-Console-Antivirus-7.0.1-3.linux-gcc29x.i586.rpmiindiriyoruz wget http://download.softagency.net/BitDefender/linux/free/bitdefender-console/en/BitDefender-Console-Antivirus-7.0.1-3.linux-gcc29x.i586.rpm rpm -i BitDefender-Console-Antivirus-7.0.1-3.linux-gcc29x.i586.rpm Centos kullananlar burda hata verirse yum -y install libstdc++-libc6.2-2.so.3 Fedora kullananlar hata verirse rpm -Uvh BitDefender-Console-Antivirus-7.0.1-3.linux-gcc29x.i586.rpm güncelleyelim bdc --update kurulum işlemi bitti. şimdi taratalım aşağıdanda görebileceğiniz gibi iki adet trojan buldu home dizininde. bu antivirus exploit ve zararlı yazılımlarıda bulur. ara sıra güncelleyin yeter (2 ayda bir yeterlidir) [root@client-212-34 ~]# bdc --files /home BDC/Linux-Console v7.0 (build 2492) (i386) (Dec 11 2003 13:24:00) Copyright (C) 1996-2003 SOFTWIN SRL. All rights reserved.
/home/corluzaf/public_html/abuse/abuse.js infected: JS.Trojan.Spawn.A /home/kaplanog/public_html/abuse/abuse.js infected: JS.Trojan.Spawn.A
Results: Folders :15121 Files :59808 Packed :5735 Infected files :2 Suspect files :0 Warnings :0 Identified viruses:1 I/O errors :0 Files/second :334 Scan time :00:02:59
[root@client-212-34 ~]#
bulduğu zararlı dosyaları silmek için bdc --delete /home/corluzaf/public_html/abuse/abuse.js
|
|
|
|
|
14
|
PANELLER / Linux Hakkında / WHM Cluster (birden fazla sunucuyu kümeleme)
|
: Ekim 28, 2007, 07:50:37 ÖÖ
|
WHM Cluster Merhaba, WHM de cluster işlemi nasıl yapılır onu anlatacağım.Cluster nedir ? cluster türkçe olarak kümeleme anlamına gelmektedir.Yani birden fazla sunucuyu aynı gruba sokmak. Gooooooogle.com microsofttt.com gibi sitelerin nasıl hiç kapanmadığını mı merak ediyorsunuz ? tabiki cluster yöntemi ile . Cluster sayesinde sitenizin yükünü sunuculara paylaştırmış olursunuz.Bu da sitenizi daha sağlam stabil kılar.tabiki maliyeti de artacaktır. Cluster ile MySQL bir sunucuda Apache bir sunucuda çalışabilir.Şimdi bunu WHM de nasıl yapacağız ? En az 2 sunucumuz olmalı ve her ikisi de WHM/cPanel e sahip olmalı. Sunucularımızın aynı network içinde olması gereklidir.Trafik ihtiyacınız artacakdır dolaylı olarak.Örneğin,LayeredTech network içi trafiğe göz yummaktadır.Çoğu dc de olduğu gibi.Ayrıca cluster ınızın sağlıklı olması için aynı networkde bulunması gerekiyor.Neden ? bir sunucu hindistanda diğeri amerikada cluster olmaz.Veriler çekilene kadar sanırım 3 ay geçer  . Ayrıca MySQL in barınacağı sunucu Apache sunucusundan donanım olarak yüksek olmalıdır.Çünkü MySQL kullanımı sunucunuzu yorar. Şimdi WHM anlatıma geçelim. WEB1 = apache sunucumuz DB2 = mysql sunucumuz WEB1 sunucumuzdan şu bölüme geliyoruz Configure Cluster a tıklıyoruz . normal de dns cluster disabled şeklinde gelir .  onu resimdeki gibi enable deyip aktif hale getiriyoruz.  resimde gördüğümüz ip boşluğuna DB2 sunucumuzun base yani ana ip siniz yazıyoruz ve configure diyoruz. karşımıza şu ekran gelecek  burada yapacağımız şey basit .en altta gördüğünüz gibi DB2 sunucumuzun Remote access key oluşturma linki verilmiş.O linke tıklayıp WEB1 sunucumuza bağlanıyoruz.Root girişimizi yapıyoruz. şu ekrana geliyoruz direkmen.  buradan kutucukdaki karmakarışık key imizi kopyalıyoruz.DB2 sunucumaz geri dönüp orada göreceğiniz boş hazneye key imizi yapıştırıyoruz ve yukarıdan submit diyoruz. daha sonra geri dönüp configure cluster dan baktığımızda şunu göreceğiz.  cluster işlemini yaptık. Standalone kısmına gelip Synchronise Changes deyip kayıt edelim. WEB1 sunucumuza gidip configure cluster bölümüne giriyoruz. oradaki görüntünün diğer sunucudaki gibi yani alttaki resimdeki gibi olduğuna emin olun.  Eğer böyle ise Cluster işlemini başarı ile tamamladınız. Şimdi nasıl Db mizi birinde ftp mizi birinde barındıracağız ? Her iki sunucuda da aynı domain hesabını açın.(db sunucunuzdan sadece db çekilecek domain ismi gerekli bile değil rastgele birşey olabilir ama WEB1 yani ftp sunucunuza bağlanılacağı için domain hesabının doğru olması gerekir.Yani biz burada DB2 sunucumuzu slave olarak atamış olduk.) daha sonra DB sunucumuzda açtığımız hesapta bir db açıp db mizi yüklüyoruz.Hemen aşağısında şunu göreceksiniz  buraya WEB1 sunucumuzun ip sini yazıyoruz.Bu işlem ile o sunucumuza izin vermiş oluyoruz. bu işlem sonrasında ftp sunucumuza gidip db config bilgilerinizi girerken localhost kısmına mysql sunucunuzun ip sini yazıyoruz.Yani DB2 sunucumuzun.İşlem tamamlandı. Artık cluster olarak çalışan 2 sunucumuz var. Kaynak : WhmDestek.Com
|
|
|
|
|
15
|
PANELLER / Linux Hakkında / ProFTPD Kurulumu
|
: Ekim 28, 2007, 07:47:46 ÖÖ
|
cd /usr/local/ wget ftp://ftp.ibiblio.org/pub/mirrors/proftpd/distrib/source/proftpd-1.2.10.tar.gz tar zxvf proftpd-1.2.10.tar.gz mv proftpd-1.2.10 proftpd cd /usr/local/proftpd ./configure \ --sysconfdir=/etc \ --localstatedir=/var \ --prefix=/usr \ --with-modules=mod_sql:mod_sql_mysql:mod_quotatab:mod_quotatab_sql \ --with-includes=/usr/include/mysql \ --with-libraries=/usr/lib/mysql make && make install Kaynak: WhmDestek.Com
|
|
|
|
|